Sertab Erener

90’larda çeşitlenen müzik dinleme alışkanlıklarımızın doğrultusunda ortaya bir “Sezen Aksu destekli popçular” takımının çıktığı su götürmez bir gerçek. Bunların arasında en öne çıkan isimlerden biri de Sertab Erener. Bugün hala severek dinlediğimiz, yurtdışında da tanınan, Eurovision’u kazanarak koltuklarımızı kabartan Sertab Erener de 90’ların bize kattığı değerlerden.

Sertab Erener ta 1992'de kitleleri sağduyuya davet ederken.

Türkiye Sertab Erener ismini 1992 yılında, “Hişt hişt sakin ol” sözleriyle duydu. Gerek lahmacundan utananları, gerekse entellere düşman olanları halka şikayet etmesi ve 20 yıl önceden toplumsal uzlaşı peşinde koşması Sertab’ı gerçek bir vizyoner kılıyordu kılmasına, ancak albümün başka incileri de vardı. Sezen Aksu, bu genç meslektaşına Yalnızlık Senfonisi gibi bir şarkı vererek ona ne kadar güvendiğini cümle aleme gösteriyordu (korkunç düzenlemesi yüzünden şarkının değeri tam anlaşılamıyordu gerçi). Bunun dışında Aldırma Deli Gönlüm ve Vurulduk gibi başka Sezen Aksu ve o yıllarda bütün kaliteli işlerin arkasındaki adam olan Uzay Heparı çalışmaları da mevcuttu albümde.

Ancak Sertab da döneme hakim havadan nasibini almış ve bunu O Ye isimli şarkıyla dışa vurmuştu. “Dayamalı hırkasıyla” ve toplam iki dansçıyla Galatasaray Lisesi’nde çektiği, sıraların üzerine çıkıp dans ettiği ve belki de “okula gitsem bile sadece dans ederim” mesajı veren klibiyle kendisini üne taşıyan bu şarkı, dönemin angaryalardan boğulan serseri ve özgür gencine açık bir saygı duruşuydu. “Sokağa atarım kendimi birden / Hürriyetten yanayım hürriyetten / Zamane kızıyım ben zamane” dizeleriyle Sertab, olaya hafiften bir kadın bakış açısı katıyordu.

Sertab ve tropik kuş.

Sakin Ol’u nispeten sönük kaçan Lâ’l ve Sertab Gibi albümleri izledi. Aslında Lâ’l’in açılış şarkısı olan Sevdam Ağlıyor dönemine göre gayet başarılı bir şarkıydı. Klibinde Sertab’ı ateş gibi saçları ve siyah elbisesiyle flamenko yaparak sevdasına ağlarken görebiliyorduk, ancak klipteki en dikkat çekici unsur şüphesiz ki Sertab şarkısıyla veya dansıyla uğraşırken etrafında pike yapan ve Türk pop klipleri izleyicisini animasyon denen meretle tanıştıran tropikal kuştu.

Bu iki albüm Sertab Erener için biraz zayıf gibi görünse de İncelikler Yüzünden gibi bir şarkının bu dönemde çıktığını unutmamak lazım. Burada da açıkça görüldüğü üzere, aslında büyük potansiyeli bulunan şarkıların dönemin pop müzik düzenleme trendleri yüzünden potansiyeline ulaşamadığını, hatta yer yer harcanabildiğini görmek oldukça üzücü.

Sertab Erener, Sertab Gibi’den 2 yıl sonra, bize televizyonumuzun ayarlarıyla oynamamızı söyleyen sanatsal klibi Vur Yüreğim ile bomba gibi geri döndü. Kendi adını verdiği, Yanarım, Zor Kadın, Yolun Başı gibi hitler içeren, içinde bir de bileğinin hakkıyla okunan bir Makber’in de bulunduğu 1999 tarihli albümü ile Sertab Erener de binyıl bitmeden starlık mertebesine yükselmiş oldu.

Sertab Erener yeni binyılda hızını alamadı, Ricky Martin ile enfes bir düet yaptı, üzerine gitti bir de Eurovision’ı kazandı, güzel sesinden dinleyicilerini asla mahrum bırakmadı.

This entry was posted in Müzik, Türk Popu and tagged . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s