Taso

İşte 90’lar çocuklarının futbolcu kartlarından sonraki statü ve para birimi: tasolar. Cipsler çakıl taşı verse çakıl taşı biriktirecek olan geri zekalı çocuklarımızın kapıldığı furyalar arasında en popülerlerden biriydi taso.

Basit tasolardan çabuk sıkıldık.

Önce çentiksiz, tek boy, pokemonsuz delikanlı Looney Tunes tasoları vardı. Çılgınlık bunlarla başladı. Çocuklar ellerinde tasolarla sokaklara dökülüyor, okula tasoyla gidiyor, bunları üst üste dizip devirip bir şekilde eğlencesini yaratıyordu. Yazı tura misali yere düşen tasonun resimli mi yoksa resimsiz tarafının mı yukarı baktığına göre tasolar el değiştiriyordu. Oyuncular yere düşen tasoları da çeşitli hareketlerle çevirmeye çalışıyor, becerebilen çevirdiği tasoyu cebine indiriyordu. Bazı tasolar asfalt üzerinde çok oynamaktan aşındığı için takla attırılması zorlaşıyor, bu da taraflar arasında tartışmalara yol açıyordu.

Böyle böyle inanılmaz bir rekabet başladı. Sokaklar savaş alanına döndü. Tasolar savaşların sonunda belli başlı kişilerin eline geçiyordu, ancak cipsler satılmaya ve tüketilmeye devam ettiği için piyasa tedariksiz kalmıyordu. Ancak onlar da bir şekilde taso babalarının eline geçiyordu.

Taso kulesinin yüksekliği prestij meselesiydi.

Hele ki ziyaret ettiğimiz bir akrabamız, bu anneanne olur, babaanne olur, teyze olur, hala olur hasbelkader bir cips almış da tasosunu atmamış ve saklamışsa çocuk sevinçten delirirdi. Beklenmedik bu cephane karşısında aklını yitirir, belki de halasını elindeki mega tasonun ne kadar değerli olduğunu bilmediği için kınardı.

Tasolar değişimi hiç tepmediği için sürekli var oldu. Önce tasoların kenarlarına ufak çentikler geldi. Bu sayede iki tasoyu birbirine takıp fıtlatabiliyorduk artık. Daha sonra hologramlı tasolar geldi. Bir yanından bakınca başka, diğer yanından bakınca başka bir resimle karşılaşıyorduk. Bir de ortasında ufak bir çıkıntı olanlar vardı, bunları da o çıkıntının etrafında döndürebiliyorduk, çok lazımmış gibi… Sonra da sıra tasoların boyutuna geldi, ufak tasolar artık çok sıkıcıydı, insanlar büyük boy mega taso istiyordu… Sonra o sevimli Looney Tunes karakterlerinin bulunduğu, Yosemite Sam’li, Bugs Bunny’li, Silvester’lı tasolar yerlerini yeni çağın çılgınlığı Pokemon tasolarına bıraktı.

Taso yılları muhtemelen Cheetos’tu, Panço’ydu bilumum cips şirketinin altın çağıydı. Sırf içindeki araba resmi için Turbo sakız alan çocuk misali çocuklar elindeki parayla bakkala koşup alabildiği kadar cips alıyordu. Tabii ki pakedi açınca önce tasoyu arıyor (“Sana ne çıktı?”), daha sonra cipsi görev bilinciyle, sırf sonraki pakedi hemen açabilmek için hızlı hızlı yiyordu. Tasolar yaşın ilerlemesiyle unutuldu, tasolarla dolu poşetler yeni nesillere aktarıldı, jenerasyonumuzun bir başka furyası da böyle son buldu.

Tasolar gerçek bir fenomendi.

This entry was posted in Gündelik Hayat, Oyuncaklar and tagged . Bookmark the permalink.

14 Responses to Taso

  1. Sinan Ceylan says:

    Bu tasolar gerçekten kaliteliydi. Daha sonraki Pokémon tasoları ile asla kıyaslamamak lazım. O, ‘basit taso’lar bile güzeldi. Renklerinin canlılığı hâla gözümdedir. O zamanki cipsin adı Tombi miydi, ben mi yanlış hatırlıyorum? Tadları çok iyiydi.

    Yeri gelmişken, Tiny Toons’u da hiç sevmezdim.
    —–
    Burası biraz konu dışı; Tasolardan önce aynı cipslerden plastik basit arabalar çıkıyordu değil mi? Onlardan bulmak şu an çok zor olsa gerek. Renk renk olurdu, atıyorum arabanın kendisi kırmızı, tekerlekleri sarı (tekerlekler kocaman ve arabanın dışına çıkmış olurdu) filandı. Ne kadar çok vardı bende… Teyzemin kızı da hep bana verirdi ona çıkanları. Öyle öyle toplamıştım bir sürü. Sonra atıldı herhalde…

  2. filmerkan says:

    Favorim pokemon tasolarıydı, ondan önce de sevimli kahramanların vardı. Tam bağımlısıydım, iyi de oynardım. 🙂 Okulda yasaktı ama kravatın içine bile saklardık. Tüm koleksiyonum hala durur, o zamanlar hiç atmayacağım diye kendime söz vermiştim. En azından anılar tazeleniyor. Sağolun paylaşım için.

  3. ben artık büyümek istemiyorum says:

    Ben Looney Tones tasolarına denk gelmiş bir çocuk değildim.Yani aslında ben 90ların sonuna yetişmiş bir çocuktum.Ama olsun bu yıllardan nasibimi aldım yinede 🙂
    Zaten pokemon tasoları 2000 yılında fırtına gibi esiyordu.Taso 1,taso 2,taso 3,tv taso,dev taso(bardak altları) ve jet taso..

    Şimdi dönemlerine göre ele alırsak;
    taso 1 serisinde pokemonların ilk halleri(çizgi filmi izleyenler bilir)yer alırdı,yani henüz evrim geçirmemiş halleri.Taso 2 de ise:birinci evrimleri,taso 3’te ise evrimlerini tamamlamış halleri yer alırdı.
    Tv tasoların özelliği,pokemonların bu 3 evrimini,tek bir taso altında toplamasıydı(Hologramlı).Dev Taso dönemi ki aynı aynı zamanda bu dönem,çizgi filmin malum olay sonucunda(ben charizard’ım!!!!)yasaklandığı dönemdir..Bardak altı olarak kullanabilen,oynanabirliği pek olmayan,sıkıcı tasolardı.ve fazlada tutmadı,çünkü taso dönemi yavaş yavaş bitiyordu.
    Ve son jet taso dönemindeyse artık tamamen popülerliğini kaybetmiş,tasoların üstünde yeni pokemonlar yer alsada eski havasını yitirmiş bir taso dönemiydi.

    Taso Turnuvaları,düelloları acayip zevkli olurdu mahallerde..Bu düelloların yapılmasında en çok kullanılan yer apartman önü veya kaldırım taşlarıydı.Birde mahallenin the godfather’ı seçilirdi bu turnuvalar sonucunda,çünkü en çok tasoya sahip olan turnuvanın birincisiydi.
    Yada İttifak kurulurdu…Tasolar ortaklaşa kabul edilir(yakın arkadaş ittifakıdır aynı zamanda)diyelimki 3 kişilik birlik kurulmuşsa,düelloyu yapan kişi işte o 3 kişi adına oynardı..Kazanırsa şah kazanamazsa alay konusu olurdu(ya olm sen oynayamıyon,tüh senin kafana)

    Benim RTÜK gibi bir kurumla tanıştığım dönem işte tamda bu Dev Taso dönemiydi.(hatta digimon tasoları ortaya çıkmıştı)Çizgi film yasaklanmış,benim moralim bozulmuş ve taso oynama hevesim kaçmıştı.İşte tasolar yavaş yavaş popülerliğini yitirmeden önce mahallemde 4 kişi birleşip tasolarımızı ortak mal saymıştık,sonra gruba 2 kişi daha katıldı..Ettik 6 kişi..
    O zamanlar saymak için ne zaman heveslensem sayamadığım,sonra kendi kendime evrim geçirmiş hallerini sırayla koyarak,bütün seriye hakim olduğumu görmüştüm…
    üretilmiş bütün tasolar kocaman bir poşetin içine konmuş,unutulmuştu.
    Sonra popülerliğini yitirdi,biz taşındık !
    Ve lanet olsun,çocukken anlamını iyi anlayamıyor insan…O kocaman poşeti malesef eski evde unutmuştuk,ben bunu yeni evimize taşındıktan tam 1 yıl sonra hatırladım ve inanın çok üzüldüm.Halen de üzülüyorum.

    Keptim.

  4. iki tasoyu birleştirip, o devasa taso kulesini ters yüz edip ganimet yerine toplamak, işte haz buy du…

  5. 90larin Cocugu says:

    Dak yapardik. En az 2 taso ust uste yapistirilinca, ozel tasolar olusurdu. Bilenler bilir, kazanma sansini arttirdi. Ne gunlerdi

  6. merve says:

    ahh keşke bu taolardan elinizde olsa ve satılık olsa hemen alırdım =)

  7. Kamil says:

    Annemin bana yaptığı en büyük iyiliklerden birisi de eski taso ve bilyelerimi atmayıp oğlum için saklıyor oluşudur. Sağolsun.

  8. Can Soyaslan says:

    Bİzim taso çetemiz vardı 🙂 Hepimiz çete yararına çalışırdık 😀 Biriken tasolarımıza bakıp iftihar ederdk 🙂 Tasolar bende toplanır sonra hep beraber sayım yapardık.

    Birde okulda satılan naylon gibi cipsler vardı hiç unutmuyorum içinden dinazorlar çıkardı 🙂

  9. Anonymous says:

    Hay siz çok yaşayın, o günleri geri döndüm, sabah erkenden kalkar arkadaşlarla kapışırdık, her akşam yatmadan onları temizler sayar, öyle yatardım, hatta her akşam evde strateji geliştirirdimi nasıl ters çeviririm diye :)) güzel günlerdi. çok sağolun,

    favorim pokemon tasolarıydı, en değerlim pikaçhuydu, çünkü nadir çıkardı :))

  10. Ekrem says:

    Tasoları hatırlamak kolay. Asıl tasoların atası, Cheetos’un Tostos Çetesi vardı. Cheetos karakteri, biri şişman biri uzun biri kısa üç kişiden kaçardı. Asıl bunu bulmak lazım. İnternette tek bir yerde bile rastlayamadım. Bul Tostos Çetesi’ni bize 90lar Müzesi!

  11. mrakbaba says:

    Ben de dayımın kızına vermiştim, hangi akla hizmetse, taso koleksiyonumu. O da komşusunun oğluna çaldırmıştı. Jurassic Park lılar çıktı, Memoli liler çıktı, :/ Hiç biri Ash in Brock un Izzy nin yerini tutmadı.

    Çocuk aklı işte, o zaman artık oynamayacam diye mi düşünülüyordu noluyorduysa, “yağma” diye bağırıp herkes toplanırdı etrafa, tasolar saçılırdı.
    Şimdi de sırf bir poşete koyup çekmecede saklamak için bile para verebileceklerimiz vardır.

    He bu arada; harçlıklarla ikişer üçer cips alıp tasoları alıp cipsleri kenara atma olayını da unutturmayalım.

  12. neyfer91hotmail.com says:

    sabah sokağa inip akşama kadar taso oynadığımı bilirim mermerin başında vur aşağı vur yukarı:D evde bir poşet tasom vardı.taso benim için hatta ufak çocuklar için para gibi birşeydi.akşam eve gidince kipkirli üstümü gören annem çok sinirlenirdi ben ise anne bak bugün bir sürü taso köktüm derdim.dünya umrumda değildi hey gidi günler hey olsada yine oynasak:DDD

  13. Anonymous says:

    Tasoların epsini almak istiyom 05368146658

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s