Muhabbet Kuşu

Avustralya’dan çıkıp gelip, Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan yurdumuzun neredeyse bütün evlerini fetheden bir furyada şimdi sıra : muhabbet kuşu.

Egzotik ve rengarenk oluşuyla büyük bir sükse yapan bu şımarık ve geveze papağanlar yüzlerce yıllık ürkek bülbüllerimizin, kanaryalarımızın, sakalarımızın ekmeğiyle oynayarak onları ve el emeği tahta kafeslerini hemen herkese unutturdu.

İşte bizim güzel ergonomik papağanlarımız.

İklimimizin kuşlarını sıkıcı bulmamızla başladı her şey. Televizyonlarda gördüğümüz rengarenk papağanları canımız çekiyordu. Küreselleşmiş dünya küçülmüş dünya demekti, artık her malı her yerde bulabiliyordunuz, sıcak ülkelerin renkli kuşlarını mı getiremeyecektik? Papağan türleri besleyebilecekken de hala yüzyıllık sıkıcı kuşlara biat edecek değildik.

İşte böyle bir ortamda, muhabbet kuşları, televizyonlarda gördüğümüz ve ulaşamadığımız büyük renkli papağanların mükemmel tesellisi oldu ve yoğun bir taleple karşılaştı. Egzotiğin her zaman çekici olduğu kuralı bir kez daha başarıya ulaştı ve yeni bir yasa çıkmış gibi her haneye yeni seri üretim kafesler geldi, içlerine de birer Cankuş veya Boncuk kondu. Beyaz, yeşil, sarı, mavi veya bunların değişik kombinasyonları hayatlarımıza girdi.

Muhabbet kuşlarının kısa sürede devasa bir popülerliğe ulaşması kendi efsanesini yarattı. İnsana nasıl alıştırılır, ne kadar aç bırakmak lazımdır, kafesin üstünü çarşafla örtüp radyo dinletmek işe yarar mı, elimizden nasıl yem yedirebiliriz, bizimki annecim diyor, peki biz nasıl konuşturabiliriz, dişiler konuşmaz, tek olması lazım bir defa, konuşmasını istiyorsan erkek alacaksın, o yemden değil bu yemden vereceksin, komşununki yumurtlamış, bizim de vardı kaçtı, pencereleri açık bırakmayın gibi sonu gelmez muhabbetler işin sadece bir kısmıydı.

Hangi rengini istersek emrimize amadeydi.

Bir de bitmez tükenmez kafes aksesuarları vardı. Yemlikler ve minimal su depoları hariç, salıncaktan tutun küçük çanlara, ufak plastik banyo küvetlerinden tutun binbir çeşit aynalara, yumurtlasınlar diye kafesin kenarına asılan ufak karanlık tahta kümesçiklerden mürekkep balığı kemiklerine kadar üretilmeyen, satın alınmayan eşya kalmadı bu sıcak ülkeden gelen misafirleri memnun etmek için. Onlar da bizlere sadece ‘cankuş’ veya ‘babacım’ diyerek dünyaları verdiler, emeklerimizin boşa çıkmadığını gösterdiler…

Bu kadarla da sınırlı değildi bu sıcak kanlı kuşların meziyeti. İnsana gerçekten alışıyor, gelip omzuna, başına oturuyor, yemeğini paylaşıyor (veya paylaştırıyor), arkadaş belliyor, muhabbet ediyordu. Herkesinki konuşmuyordu yalnız, eve misafirliğe gelenler “Sizinki konuşuyor mu?” diye sorduğunda “Hayır” demek zorunda kalanlardansanız, hele bir de misafirinizinki konuşuyorsa içinizi ufak bir utanç, bir başarısızlık duygusu kaplamak zorunda kalırdı, sanki çok lazımmış gibi hayvanımızın konuşması.

Ancak bu kuşlar insanlarla fazla içli dışlı olmanın bedelini de feci şekilde can vermek suretiyle ödediler. Çoğu muhabbet kuşunun hayatı acı bir şekilde son buldu, kimi kaçıp kediye martıya yem oldu, kimi kaynar suyun içine düştü, kimi mobilyanın arkasına sıkıştı, kimi değişen beslenme alışkanlıklarının sonucunda hasta olup bunu gösteremeden bağırsakları tıkanarak öldü…

Muhabbet kuşları şüphesiz ki halen var, ancak altın çağını 1990’larda yaşadı. O yıllarda konumu o kadar sarsılmazdı ki Tamagotchi gibi yeni çağın elektronik evcil hayvanlarına bile korkusuzca göğüs gerdi, yenilmedi. Ancak bir daha muhabbetlerde kendine hiç o yıllardaki kadar yer bulamadı, hayatımızda hiç o kadar yer kaplamadı…

This entry was posted in Gündelik Hayat and tagged . Bookmark the permalink.

2 Responses to Muhabbet Kuşu

  1. Pingback: Tamagotchi | 90'lar Müzesi

  2. Pingback: Renkli Civcivler | 90'lar Müzesi

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s