Cine 5

Şunu açıkça söyleyebiliriz bence, günümüz itibariyle televizyon öldü. Veya en azından hızlı düşüşünün akabinde yakında ölecek. Ev telefonunun da katillerinden biri olan internet sayesinde dünyanın öbür ucunda yayınlanan dizileri hemen ertesi gün izleyebiliyor, kendimizi dizilerin televizyondaki yayınlanma saatine uydurmak için hiçbir neden bulamıyor, yılın fırtınalar koparan filmlerini istediğimiz an izleyebiliyoruz. Hal böyleyken de televizyon gitgide daha az açılan bir makine haline geliyor.

Peki eskiden böyle miydi sevgili müzeseverler? Böyle miydi 90’larda durum? Tabii ki hayır. Bırakın televizyon yayıncılığının hayatımızdaki öneminin azalmasını, biz bu olguyu yeni yeni keşfediyorduk 90’larda. Kaliteli yapımlara sahip olsa da sonuçta bir devlet kanalı olan ve devlet yaratıcılığından ileri gidemeyen TRT’nin tekeli özel televizyon kanallarıyla kırılmış, ekranlar renkli, alışılmamış, tuhaf, aptalca ama eğlenceli programlarla dolmaya başlamıştı. Sinemaları hariç tutarsak da bir şey izlemenin bu televizyon kanallarından başka bir yolu yoktu.

Eve teslim televizyon kanalı.

Televizyon kanallarının çeşitlenmesinden sonra sıra şifreli kanala geldi. Yurdumun Show TV bünyesinde kurulan Cine 5 ile tanıştığı bu kavramda, diğer ‘sıradan’ kanallar farklı kalitede yayın yapacak bir televizyon kanalı kurulur, en yeni filmleri, en Amerikan dizileri yayınlardı, fakat altından kalkmanın zor olduğu bu maliyeti de izleyici ile paylaşılırdı. Yayın şifreli yapılırdı, parayı verip kanalı almak isteyenlere bu şifreyi kıracak bir dekoder temin edilir, böylece onlar da yeni seçkin kanallarını izleyebilirlerdi.

Cine 5 şifreli yayınıyla bütün evlerde çıkıyordu, dekoderler de birer ikişer evlere girmeye başladı ve televizyonlarımızın yanındaki kutu silsilesi böylece doğmuş oldu. Bunda en büyük pay şüphesiz futbol maçlarını artık Cine 5’in verecek olmasıydı. Eskiden maçları rahat rahat (aslında pek de rahat denemez, maç devam ederken bildiğin reklam girerdi) izleyen Türk halkı artık ‘havuz sistemi’ ve ‘Cine 5’li kahvehane’ gibi kavramlarıyla tanıştı, aileler akrabalara maç izlemeye giderken beyaz Cine 5 anahtarlarını yanlarında götürür oldular…

Gözlerinizi kısıp bakarsanız şifreli yayın biraz daha anlaşılır olabiliyordu.

Ancak herkes bu parayı ödemeyi mantıklı bulmuyor veya ödeyemiyordu. Cine 5’in yayın hayatında sesi değil de sadece görüntüyü kodlar olmasından mütevellit insanlar bu ekstra karıncalı görüntünün karşısına oturup, gelen temiz ses yayınından da medet umarak ekranda olup biteni takip etmeye çalıştı. O yüzden nice gözler yoruldu şifreli Cine 5 yayınını izlerken, nice yiğitler şeşi beş görür oldu…

Bu güruhun Cine 5’e para verenleri enayi yerine koyması hem Cine 5’in pazarlama departmanını, hem de para verip Cine 5 alan kesimi rahatsız etti. Bu sebeple bir süre sonra görüntüye ek olarak ses de şifrelendi ve dekoderi olmayanların tutunduğu son dal da ellerinden alınmış oldu.

Hala para vermek istemiyorsanız gereye tek bir yol kalıyordu: dekoderi ekarte etmek. Kısa sürede bu konuda yeni ufuklar açan şehir efsaneleri türedi. Yöntemler bir aynaya sprey sıkıp televizyonu o aynadan izlemekten, ekrana gözümüze dayadığımız yeşil şişe diplerinden bakmaya, veya televizyonu tersten izlemeye kadar birçok çeşitlilik gösteriyordu. Bilimin gaza bastığı, etrafımızda sürekli anlamadığımız şeylerin döndüğü bu bilinmezlik çağında da ne duysak inanmaya başladık. Koyun kopyalandığına inanacaktık da gözü bir hayli bozuk olanların Cine 5’i rahat rahat izleyebildiklerine mi inanmayacaktık?

Ne yaptıysak da şu lanet dekoderi atlatamadık.

Züğürdün çenesi yoruladursun, Cine 5 kendi aleminde mutlu mesut yaşıyordu. Abonelerine aylık dergilerini yolluyor, onları bekleyen görsel ziyafetleri duyuruyordu. Ay başında gelen dergiyi incelemesi ayrı keyifti. Bomba filmlere büyük sayfalar ayrılır, ay içinde dönecek filmler temalarına göre dizilir, en sonunda da her filmin konusunu kısaca anlatan, neyin ne zaman oynayacağını bildiren alfabetik bir liste olurdu. On ay veya bir yıl öncesine kadar sinemalarda oynayan Jurassic Park, Independence Day, Jumanji, Leon gibi filmleri salonumuzda izleyebiliyorduk. Şu bir gerçek ki torrent denilen kavramın yokluğunda izleyicinin güzel film tedarikçisi Cine 5’ti. Bilgiye ulaşımın şimdiki standartlara göre bir hayli zor sayılabileceği o yıllarda adını sanını duymayacağımız kaliteli yapımları bizlerle buluşturuyordu. O yıllarda battaniye altında Cine 5 karşısına geçip yeni başlayan ve bilinmeyen bir filmi, konusunu dahi okumadan izlemeye başlamak müthiş bir keyifti.

Cine 5'in başka sürprizleri de vardı, anlarsınız ya...

Cine 5 bazı özel günlerde de şifresini kaldırıp herkese minimal bir bayram havası yaşatıyordu. Bayramlar ve yılbaşı gibi özel günlerin yanında bir de Cine 5’in kendisinin belirlediği promosyon haftaları vardı. Bu haftalarda şifre kalkar, halk Cine 5’in nimetlerini bir haftalığına tatma şansına erişir, kitleler Beethoven serisine doyardı.

Gel zaman git zaman film izleme yollarımız çoğaldı ve Cine 5 bu yeni çağda müthiş bir talep kaybına uğradı. Onun dışında da Digiturk gibi yeni dijital platformlar izleyiciye daha büyük özgürlük ve seçenek sunuyordu. Hal böyleyken de Cine 5 ise hayatta kalabilmek için şifresini kaldırmak zorunda kaldı. Şu an itibariyle lig maçı başka platformda, Şampiyonlar Ligi maçları başka platformda, vizyon filmleri ise ayrı ücrete tabi olduğundan televizyon izleyicisi bütün ihtiyaçlarını bilgisayar ve internetten gidermeyi daha uygun görüyor, ‘televizyon’ ise 2010’ları çıkaramayacak gibi duruyor.

Gazete görselleri milliyet.com.tr’den alınmıştır.

 

 

 

 

 

 

This entry was posted in Televizyon and tagged . Bookmark the permalink.

20 Responses to Cine 5

  1. Pingback: Jumanji | 90'lar Müzesi

  2. Arda says:

    o kadar güzel yazılmış ki bir an o günlere döndüm inan ki. bende o zamanların fanatik bir cine 5 izleyicisi oluyorum ve o fanatikliği günümüze taşımak için torrent’ten indirdiğim cine 5 filmlerimle mutlu mesut yaşıyorum.

    dragonheart 1996 – casper 1994 -mischief 1985 – mallrats 1993 – mad love 1995 – hook 1991 – lucas 1986 – speed 1994 – the flintstones 1994 – mrs. doubtfire 1993 – secret garden 1993 – hackers 1995 -interview with the vampire 1994 ve bunun gibi akla gelen 90 filmi daha bu güzide kanal da izlemiştim, çünkü cine 5 sinemanın kalbiydi, benim değiştirmeden izleyebileceğim eğlencemdi.

    şimdi ise bilgisayarlarımıza mahkum olmuş yükleme derdi ile uğraşır olmuşuz. belki şu an daha şanslıyız ama o zamanların tadını şimdiki şansımla değiştirmek isterdim. bu güzel yazın için ise teşekkürler…

    • cihan says:

      arda bey size bir sorum olacak bunu belki ancak siz bilebilirsiniz
      cine 5 te 90 lı senelerde bir film vardı filmde küçük bir kız vardı
      kötü insanlar onu kızdırdığında bu kız ateş topu çıkartırdı
      bu filmin adını hatırlıyormusunuz..

      • Arda says:

        sanırım filmin adı ”Village of the damned 1995” olması gerekiyor. onun haricinde söylediğiniz şekilde başka bir filmi hatırlayamadım. eğer hatırlarsam ismini gönderirim. fakat komedi mi yoksa bu korku filmimiydi onuda belirtirseniz yardımcı olabilirim.:)

    • Cihan says:

      arda bey merhaba o söylemiş olduğunuz film maalesef aradığım film deil benim anlatmak istediğim filmin hiç şeytanlıkla bir alakası yok bir kasaba gibi bir yerde geçiyor ahır falan korku filmi veya komedi filmi deil macera filmi küçük sarışın kızın ailesine kötülük yapmak isteyen insanlara karşı mücadelesini anlatıyor sarışın kız savunmaya geçtiğinde ateş topu çıkartıyor ve karşısındakini yakıyor bir saldırıya uğradığı sahne vardı ahırda geçiyordu yakmıştı ahırı… yardımcı olursanız sevinirim…tşkler.

      • fatih says:

        dediginiz filmin ismi firestarter

      • Umut says:

        Soru sorulalı uzun zaman olmuş, belki de filmi bulmuşsunuzdur. Benim cevabımdan haberiniz olacak mı onu da bilmiyorum; fakat aradığınız filmi buldum: Firestarter…

      • Anonymous says:

        Vermiş Olduğunuz Cevap İçin Çok Teşekkür Ederim..
        1 film daha sormak istiyorum 70 li yıllarda bir karete filmi
        takunyalı bir dövüşçü bir şehre gelir orada onu karşılayan adam ondan bir takım şeyler ister filmin o zamanlarda sinemada gösterimde olan ismi YUMRUK HAKKI
        bu Filmin ORjinal ismi farkLı oLabilir Bunu Bulmama Yardımcı Olabilirmisiniz ?

  3. bora ateş says:

    güzel günlerdi çocukluğumun kanalıydı cine5 yaşadığım şehirde kar yağardı kışları çıtır çıtır soba sesi ve sıcaklığı eşliğinde premier geceleri 9 da oturur heyecanla izlerdik başlayan filmleri … tadı yok gerçektende izlediğim filmlerin tadı kalmadı çünkü cine5 bambaşka bir dünya sunardı özeldi ilkti gizemliydi sihirli kutuyu bir pazar öğleden sonra babam gidip alıp getirmişti evimize usta bağlarken heyecandan karnıma ağrılar girmişti sonra batman foreverın son 30 dkkasını çözmüştü inanılmazdı o kareler uzun zamandır şifreli beyaz ekranın ardındaki sihirli dünya ile tanışmak inanılmazdı … daha sonra dijitürk denedim ama iade ettim çünkü aynı tadı veremiyordu hala saklıyorum dekoderimizi arada kutusundan çıkarıp incelemekte güzel çocukluğumun belkide en güzel anısı cine5 olmuştu sevgili erol aksoya böyle güzel şaheser bir kanal oluşturup çocukluğumuza renk heyecan kattığı için minnettarım gözlerim doldu yazıyı okuyunca …

  4. ozgur says:

    interstar’da yayınlanan “parliament pazar gecesi sineması” gibi bir şeydi benim için. yıllar sonra benzer tadı dizimax’te friends izlerken aldım ama o da bir yere kadar

  5. goalunited says:

    cine5 şifreli sinema filmlerinden +18 film ismi söylermisiniz lütfen

    • Emmanuel serisi 10 tane felan vardı herhalde 😀 . Bir de eskiden Manuella diye bir dizi vardı normal Brezilya dizisi onun hakkında birşey anlatırken yanlışlıkla Emannuella deyince pis pis bakışlara maruz kalmıştım. Halbusu ki o büyüklerimiz nerden biliyorlar konusuna girememiştim :d Ayrıca şu an içimden Rosalinda, Luis Clarita, İwo Natalia Oreiro diyesim geldi. Ah anne yaktın beni ..:D

  6. guesto says:

    OZ vardı şifresiz yayınlanan. Geçen yıl internetten yeniden izledim 6 sezonu.

  7. greateast says:

    O zamanlarda bilgisayara kurulan bir programla şifresiz izlenebiliyordu cine 5 🙂

  8. Erdem Erden says:

    paralı olması bizi biraz üzüyordu ama hakkını da veriyor (-dur herhalde sağda solda izlerdik biz) ha sakıp sabancı geliyo bi de aklıma :d
    evde cine-5
    çaylar zaten beleş
    yerleş babam yerleş
    (gibi bişeydi. maçları verdiği zamanlardan)

  9. Anonymous says:

    bi kanal daha vardı sonradan çıkan doğan grubunun telegol mü neydi ismi hatırlayan varmı

  10. Sinan Poyraz says:

    arkadaşlar. aylardır Cine5 ‘te izlediğim ama adını hatırlamadığım bir film arıyorum. Adam pilot, eşi adamı aldatıyor adam uçakla gökyüzüne birşeyler çiziyor ve eşiyle yatan adamı uçakla kovalıyor fln. Hatırlayan varsa ve yardımcı olursa çok sevinirim. Teşekkürler.

  11. Anonymous says:

    arkadaşlar cine5 te yayınlanan şifreli filmleri internette ben mi bulamıyorum yoksa yokmu???

  12. Cihan says:

    Ayağında Takunya oLan bir dövüşçü bir şehre gelir orada onu karşılayan adam ondan bir takım şeyler ister bol dövüşlü bir Film
    filmin o zamanlarda sinemada gösterimde olan ismi YUMRUK HAKKI
    bu Filmin ORjinal ismi farkLı oLabilir Bunu Bulmama Yardımcı Olabilirmisiniz ?

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s