Algida

Sizi bilmem ama sevgili müzeseverler, benim annem bana pek dondurma almazdı. Evdeki sebze bıçağıyla elini kesse tetanos aşısı olmaya gidecek kadar pimpirikli bir annenin çocuğu olarak, köşedeki pastaneden çilekli dondurmama kavuşamazdım bir türlü, ben zavallı, ben yıllardır dondurmaya hasret, bakar bakar ağlardım mahalleden arkadaşlarıma…

Algida annemi bu sloganla tavlamıştı.

İçinde, dışında, ortasında çikolata olan dondurma.

Algida Türkiye’nin doğuş tarihi 1990 olarak geçiyor kendi sitesinde ama benim hafızamda sene 1991 yazını gösteriyor, babanem ilkokul önlüğümü dikmeye başlamış bile, hepimizde bir heyecan,  daha hiçbirimiz ilkokula başlayacağım haftasonu kolumu kırarak hepimize bu süreci zehir edeceğimi bilmiyoruz, ve babam sıcak bir yaz günü, eve dönüş yolundaki bakkaldan ilk Algida’mı alıyor bana: Max değil, Cornetto değil, Armoni ismi. Vanilyalı bir çubuk dondurmanın içine gizlenmiş iki vişne silindirciği, ve çubuklu dondurma kavramına bile yabancı bir çocuğun kaçamak dondurma ziyafeti… Böylece bireysel Algida maceram, markanın sanırım yalnızca ilk senesinde satışa sürdüğü, sonrasında da sessiz sedasız piyasadan kaldırdığı Armoni ile, Mecidiyeköy’ün arka sokaklarında başladı. Ailemizin kıdemli hastalık hastası annemden de onayı, Unilever ismi sayesinde koparan Algida, böylelikle çocukluğuma dair hatırladığım 3-5 bölük pörçük anıdan biri olarak yerleşti zihnime, ve o yazdan itibaren beraberce büyüdük.

Hoşgeldin Algida.

Fakat Algida, annemin zannettiği kadar güvenilir bir arkadaş da değildi. Bir kere ben

Alttan itmeli Calippo mutlaka erir, elimizi yüzümüzü yapış yapış yapardı.

hangi dondurmayı sevsem, o dondurma seneye ortadan kaybolurdu. Ne Banana Joe’lar, ne Big Toff’lar, ne Feast’ler helak oldu bu yolda ama 1999-2000 senelerinde kalbimizi fetheden, öğlen yemeğimizi atlayıp derhal satın almak için kantine koştuğumuz o vişneli yoğurtlu Magnum’un yası bir başka tutuldu ergenlikle cebelleşen bünyelerde. Her yaz başı, okulun kantinine o sezonun yeni dondurmaları gelince bir telaş alırdı bizi, yatılı arkadaşlar akşamlarını da dondurma yiyerek geçirebildiklerinden engin tecrübeleriyle bize yol gösterir, ‘Simit süper dondurma’ ya da ‘Calippo’nun kolalısı rezalet olmuş’ diyerek o yazın favori dondurmasını belirlememize yardımcı olurlardı.

Genç dimağlarda Magnum demek seks demekti.

İlk senesinde çeşidi kısıtlı olsa da, Algida kendini sürekli yenileyerek bize farklı tatlar armağan etmeyi sürdürdü. Sudan ucuz fiyatıyla Mini Milk, aniden bastıran dondurma yeme isteğimizi cebimizdeki bozukluklarla dindirmeye fırsat vermesi açısından dondurmaların jokeriydi. Max’ın aroması bol, seveni çoktu, bense Aslan Max’a sebepsiz kıl kaptığımdan, pek yıldızım barışamadı. Cornetto’nun çileklisi gözbebeğimdi, ama ekseriyetle bitiremez, yarısından sonra çikolatalı külahın sonunu yemek için biraz da tersinden kemirir, sonra suçluluk duygusu içinde çöpe atardım. Winner biraz zengin işiydi ama ailemizin iyi gününe denk gelirsek bize de ikram edilir, o yazlık geceleri bayram havasında geçerdi. Calippo’larınsa bütün olayı sunumundaydı, elimiz ağzımız yapış yapış Calippo’nun dibinde kalan suları ağzımıza dikerken tadını pek de önemsemezdik.

Daha sonra Algida, dondurmalarını Magnum, Max, Cornetto şeklinde 3 ana başlık altında toplamaya başlayarak işin tadını kaçırdı: Öyle ya, artık her çubuk dondurma biraz Max, her kallavi dondurmaysa bir Magnum’du. Ondan sonracığıma, Türkiye’de butik dondurmacılık atılımı hız kazanınca, yavaştan hız kestik Algida ile ilişkimizde. Yaş ilerledi, metabolizma yavaşladı, bir zamanlar günde 2 tanesini mideye indirdiğimiz Magnum’ların mini boylarını bile ihtiyatla tüketir olduk. Velhasılıkelam, dondurma çubuğu biriktirdiğim seneler geride kaldı biraz, Algida tüketimim de tatlıların yanına servis etmek üzere buzlukta bulundurulan battal boy Carte d’Or’larla sınırlı kaldı, orada bile kimi zaman yine bir Unilever dondurması olan Ben&Jerry’s ile ihanet ettim Algida’ya…

Zannetmeyin ki Algida'nın logosu ezelden beri kalpti...

Türkiye’de 20 yılını geride bırakan Algida, kimileri ‘o dondurma değil sütlü buz’, ‘fabrikasyon dondurma’ diye küçümsese de, ülkemizde tüketici alışkanlıklarını yeniden şekillendirmesi bakınımından emsal gösterilebilcek bir marka. Piyasaya girdikleri 1990 yılında 0.3 litre olan yıllık kişi başı dondurma tüketim miktarı, 2010 yılı itibarıyla 3.5 litrelerde seyrediyordu. Yani bugün her köşe başında Cremeria Milano’lar, Girandola’lar, Giolitti’ler varsa, “Kışın dondurma yenmez” hükmü yerle yeksan olduysa ey sevgili okuyucu, bunu biraz da Algida’ya borçlusun… Erotik soslu Magnum reklamları ile aklımızı aldılar, prezervatifin o kadar da ‘ayıp’ bir şey olmadığını anlamamızı sağladılar, geleneksel Türk tatlılarını dondurma olarak sunma stratejisi ile damak zevkimizi sınadılar, romantik Cornetto reklamları ile içimizde bir yaz aşkı tadı bıraktılar. Kısacası 90’lardan itibaren değişen alışkanlıklarımızın, reklamın hayatımızın her alanına sinsice sızarak seçimlerimizi yönlendirmesinin, fabrikasyon üretim bir gıdadan da haz alabileceğimizin, ve hatta onunla gönül bağları kurabileceğimizin en güzel örneklerinden biri Algida. Sorarım size, 90’lar çocuklarından kaçı, Buzzy dendiğinde yüzüne yayılan gülümsemeye engel olamıyor, en güzel çocukluk hatıralarını o malum çilek kokusuyla birlikte anımsamıyor?

Önce sen de Max oldun, sonra gittin bir haber vermeden, ne çok sevmiştik seni Buzzy...

Gazete görselleri milliyet.com.tr’den alınmıştır.

This entry was posted in Gündelik Hayat and tagged , . Bookmark the permalink.

20 Responses to Algida

  1. jedere says:

    Yahu bir de boyle yesil-pembe orgu gibi uzun bir buz bazli Algida dondurma vardi, adi neydi onun?

  2. Damla says:

    Banana Joe cidden süfer dondurmaydı ya,cnm çekti:D

  3. SS says:

    yazarın annesine tamamen karşıt olarak benim annem Algida’nın paketli dondurmalarını pastane dondurmasına göre çok daha güvenilmez/lezzetsiz bulduğu için (bunlar denenmeden kazanılmış fikirlerdir bu arada) benim bu markanın eserleriyle tanışmam çok geç oldu, Big Toff’dan başladım. Yine bu yüzden mesela Max bilmem zira Max yaşını geçmiştim çoktan.

    • Remedios says:

      Aslında tat olarak anneniz haklı olabilir ama malum 90lar arena türevi programlarda esnaf mutfaklarının basılıp tüm pisliklerin ortaya cıkarıldığı yıllardı, o yüzden algida baya hijyenik kalıyordu:)

  4. hikaruivy says:

    Ahhh, yazınızla içime dokundunuz sevgili remedios! Bizde ise 19 mayıstan önce dondurma yemek ve kısa çorap giymek yasaktı, yoksa üşütür hasta olurduk. Hatta annem bana dondurma parası vermediği için okul bahçesinde düşürülmüş para aradığım küçük Emrah günlerim geldi gözümün önüne, meğer ben ne “acıların çocuğu”ymuşum, teeeyyyy!

    Algida’nın ilk zamanları gerçekten efsaneydi: Calippo’nun, Twister’ın tadı hâlâ damağımdadır. Hele hele de Buzzy! Hatırlar mısınız, biz çok küçükken Meybuz’lar vardı (yani en azından Ankara’da vardı; başka şehirleri bilmem…); aslında bildiğiniz renklendirilmiş, içine biraz şeker katılmış buzdu: Ama ben onlara bayılırdım! İşte Buzzy’ler, Buz parmak’lar, Calippo’lar da “meyveli buz” tadında dondurmalar olduğu için sütlü ve -bence- daha ağır olan Cornetto’lardan, Magnum’lardan hep daha çok hoşuma gitmiştir… Bir de mesela Magnum’u asla bitiremezdim ben, çok fazla gelirdi; ama buzlu dondurmalar öyle mi: Üç-dört tane bile ard arda yiyebilirdim! Sonra tabii şişen bademcikler, çıkan ateş, hastaneye götürülüp poposuna iğne yiyen bir hikaru…

    Güzel nostalji oldu, ellerinize sağlık ^^

  5. fuatturkrap says:

    aah aah buzzy muhtesem bir buzlu kremali dondurmaydi. dis kismi buz, icerisi vanilyali kremaydi saniyorum.. cileklisinden baska yesili de var gibi geliyor su an ama olmayabilir de. ucuz fiyatiyla max sevmeyen bi bunyeye algida’yi sevdirmisti cocuklugumda. yani olsa da yesek!
    sahane bi yazi, tebrikler..

  6. Anonymous says:

    algida bir kere de ayak şeklinde bir dondurma yapmıştı. bildiğin ayak şekliydi ve üstelik rengi de yeşildi. tadı güzeldi diye hatırlıyorum ama görünüş itibariyle pek içaçıcı değildi tabi.
    bir de buzparmak vardı, tek geçerim. o hala var galiba.

  7. Lemon Shots Mıydı Neydi Ya Ben En Çok Onu Seviyordum Özel Kutusu Cardı Kapağı Çevrilerek Açılıyordu İçinde Fosforlu Yeşil Limonlu Topçuklar Vardı Hepsi Birbirine Yapışık Halde Olduğu İçin Kutunun Kıçını Masaya Vura Vura Ayırarak Yerdim Keşke Şimdide Olsa :S

  8. hauru136 says:

    Solero Shots! Biri bundan bahsetmiş mi diye tüm yorumları özenle okudum ve sonunda buldum.

  9. Mustafa says:

    Kimbilir içinde ne zehirli maddeler vardı ki kaldırdılar..Teknoloji gelişti , Türkiye büyüdü ve artık hem gıdaların içindeki zehrli maddeleri anlamak kolaylaştı hem de cezaları yaptırımları arttı bunları satanların..Bence içinde bişeyler vardı zira eski Halley’i hatırlarmısınız ? O ne muazzam bi tattı..Sonra gerçek çikolatalı olarak değiştirdiler Halleyi sebep ? Kimbilir neler yedirdiler bize..Ama gene de eski Halley’in yerini hiçbişey tutmadı..Tıpkı Banana Joe gibi

  10. Mustafa says:

    Big Toff’a bayılırdım, 1993 tü sanırım Lemon diye bi dondurma da vardı sarı..karikatür limonla zeytinden esinlenerek…mini milk, winner hepsni hatrladım sizler söyleynce..turuncu calippo portakallı olan daha iyiydi ..

  11. Anonymous says:

    feast benim en sevdiğim dondurmaydı.şimdi yerini magnum duble çikolatalı olan aldı.

  12. Candice White says:

    magnum çocukken bana -ve büyük olasılıkla bir çoğumuza- lüks, ulaşılması zor bir dondurma olarak görünürdü. en pahalı dondurmaydı bir kere. fiyatı diğerlerine göre hayli yüksekti. hoş, şimdi de öyle ama artık magnum’a eski gözle bakamıyorum. lükslüğü falan kalmadı benim için. 🙂

  13. menekşe says:

    samanyolu dondurma vardı

    • Peren says:

      Ya bende bu dondurmayı bir tek ben mi Hatırlıyorum diye üzülmüştüm nasıl mutlu oldum görünce ❤️😳

  14. Ben daha 6-7 yasindayken annemin bir sarti olurdu evde. Ismini kesin olarak hatirlamiyorum ama ‘Yavru Geyik’ olabilir. 500 sayfa civari bir romandi. Evde onu bitirene magnum hediye edilirdi. Bizim icin oduldu. Sirf odulu almak icin cabucak okumayi ogrenmeye calisiyordum. 7 yasinda cocuk ve 500 sayfalik kitap aski. Eskiler guzeldi aslında gercekten:)

  15. gfhftghrft says:

    2007-2008 YILLARINDA WİNXLİ Bİ MAGNUM VARDI TADI HALA DAMAĞIMDA.

  16. istedğiniz dondurmayı sölein fotosu gelsnnn

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s