Michael Jordan

Hani şimdi NBA’de birkaçı Türk olmak üzere tonla yabancı oyuncunun olması çok normal geliyor ya sevgili müzeseverler, 90’larda henüz o noktaya varılmamıştı. Kabaca bakıldığında basketbol dediğin NBA’di, NBA’de de Amerikalılar, hatta siyahi Amerikalılar oynardı. Bu Amerikalılar zamanı gelince milli takım formalarını giyer, bütün dünyaya haddini bildirdikten sonra yeniden ulaşılmaz gördüğümüz ülkelerine dönüp şovlarına devam ederlerdi. Biz dünyanın geri kalanı da işte kendi çapımızda takılırdık, ağzımızın suyu aka aka gazetelerden, dergilerden, maçları, skorları takip eder, hayaller kurardık. Adeta başka bir dünyadan gibiydi NBA oyuncuları. İşte bu uzaylıların 90’lara damgasını vurmuş, adını tüm dünyaya ezberletmiş olanına da Michael Jordan deniyordu.

Jordan için sıradan bir gün daha...

Adettendir, öncelikle Jordan’ın kariyerine bir göz atalım: 17 Şubat 1963 doğumlu “Majesteleri” lakaplı Michael Jordan, efsane olduğu Chicago Bulls formasıyla 6 kez şampiyonluk yaşamış. 5 defa normal sezonun, 6 defa da finallerin en değerli oyuncusu seçilirken 14 kere de All-Star maçına çıkmış. 10 kez sayı kralı olmayı başarmış ve şu an maç başına atılan sayı kategorisinde 30.1 ile 1. sırada yer alıyor. Toplam atılan sayılardaysa 32.292’yle 3. sırada; ama “gönüllerin birincisi” olduğu herhalde herkesçe kabul görmüştür. “Zaten istese 1. de olurdu” diyerek istatistik bölümünü kapatırken burada lafı uzatmamak adına bahsedemediğimiz irili ufaklı ödülleri, sayısal verileri araştırıp incelemeyi meraklılara bırakalım.

Şimdi buraya kadar sadece mükemmel istatistiklerine ve başarılarına şöyle bir değindik Jordan’ın. Peki, onu diğerlerinden ayıran asıl özellikleri nelerdi? Herhalde, onu şimdinin yıldızlarından ayırıp bütün kıyaslamalardan galip çıkartan en önemli özelliği tam bir “winner” oluşuydu. “Winner”ın ne olduğunu belki de tersten anlatmak daha doğru olacak: Jordan’la aynı dönemde oynayan ve NBA’in efsaneleri arasında gösterilen “postacı” lakaplı Karl Malone kariyeri boyunca hiç şampiyonluk kazanamadı; karşısında her zaman kendisinden daha iyi olan Jordan ve takımı Chicago Bulls vardı. Bu asla Karl Malone’un kötü bir oyuncu olduğunu göstermez, ama tarih her zaman kazananları hatırlar, ikincileri değil.

Tabii “winner” olmak saf yetenekle olacak iş değil, hırs da lazım ki bu Jordan’da fazlasıyla vardı. 1997 NBA finallerinin 5. maçında normal bir insanın ayakta durmakta zorlanacağı kadar hastayken sahaya çıkıp 44 dakikada attığı 38 sayıyla takımına galibiyeti getirmesi kariyeri boyunca gösterdiği insanüstü performansların bir özeti gibiydi. Ama Jordan’ın hırsı saha içiyle sınırlı değildi. Sırf takım arkadaşı Charles Oakley’i masa tenisinde yenebilmek için özel ders alan, kaybetmeye tahammülü olmayan bir insandan bahsediyoruz.

Basketbol öldü, yaşasın baseball.

Basketboldaki başarılarının yanında Jordan’ı diğerlerinden ayıran başka özellikleri de vardı. Özetle, Jordan tam anlamıyla bir yıldızdı; hataları, sevapları, yaşadığı trajik olaylar, aldığı cesur kararlarla. Örnek verelim; şahsen düşündükçe bugün bile aklımın çıkmasına neden olan “basketbolu bırakıp beyzbola başlama” olayı birinci sırada geliyor. Tamam, lisedeyken beyzbol oynamış olabilir, ama neticede bir profesyonel spordan bahsediyoruz. Bırakmasının sebebiyse “oynama arzusunun kaybolması”. Tabii sonradan öğreniyoruz ki babasının öldürülmesi de etkiliymiş kararında, bir de milli takım nedeniyle aşırı yorgunluklar falan. Yine de bunlar olayın ilginçliğini azaltmıyor. Bu konudaki şaşkınlığımı daha iyi anlatabilmek için bir iki örnekle fantezi yapmak istiyorum: Farzedin ki, Arda Turan futbolu bırakıp hentbolcu olmaya karar veriyor, ya da Roger Federer “tenis oynamaktan sıkıldığını” belirtip yüzücü oluyor. Neyse ki Jordan için beyzbol son durak olmadı ve performansıyla bizi mest etmeyi sürdürdü. 2 sene sonra basketbola geri dönüp başarılarına kaldığı yerden devam etti. Ama dedik ya, kendisi radikal kararlar almayı severdi, 99’da formunun zirvesindeyken, 2. kez üst üste 3 şampiyonluk yaşadıktan sonra tekrar basketbolu bırakıp, 2001’de bir kez daha, bu kez Washington Wizards formasıyla 2 yıllığına geri dönüş yaptı. Sene 2011; Michael Jordan’ın basketbolu 2003’te son kez bırakmasından bu yana 8 sene geçti. Herhalde artık 48 yaşındaki Jordan’ın emekli olduğuna inanabiliriz.

Bir çocuk daha ne isteyebilir?

Jordan’ın biz 90’lar çocukları için yıldızlığını perçinleyen başka bir olay da Bugs Bunny’yle birlikte Space Jam‘de rol almasıydı. Daha önce 1993 yılında bir Nike reklamında bir araya gelen ikili, 3 sene sonra bu kez beyaz perdede karşımıza çıkıyordu. Tamam, film çok iyi olmayabilir, eleştirmenlerden kötü notlar aldığı da doğrudur. Ama sorarım size, başka hangi basketbolcu Bugs Bunny ile bir olup dünyayı uzaylılardan kurtardı? Jordan’ın bir çocuğun gözünde bu filmden sonra nasıl ilahlaştığını düşünebiliyor musunuz? Elbette çeşitli filmlerde rol almış başka oyuncular da var; Kareem Abdul Jabbar, Shaq, hatta Ray Allen… Ama Jordan yaptı mı başka oluyor işte…

Sonra bir de bilgisayar oyunları meselesi vardı. Hatırlarım, 90’lara damgasını vurmuş NBA Live serisinin eski versiyonlarında Michael Jordan yer almazdı; onun yeteneklerinin verildiği isimsiz bir oyuncu olurdu hep. Çocuk aklımızla Jordan bir kez daha “o ve diğerleri” şeklinde ayrılıyordu. Diğer herkes oyunlarda ismiyle cismiyle yer alırken “o” yoktu. Şimdilerde yeni çıkan bir oyunun reklamı, pazarlaması doğrudan Jordan üzerinden yapılabiliyor neredeyse.

Sonuç olarak Jordan efsanesi hiçbir zaman bitmeyecek gibi gözüküyor. Bugün ne zaman yeni bir yıldız parlasa ilk iş olarak Jordan’la kıyaslanıyor. Şu ana kadar da bütün spor kamuoyunu ikna eden yeni bir Jordan çıkmadı. Elbette bir gün istatistik olarak kendisini geçenler olabilir; ama “en iyi” dendiğinde biz 90’lar çocukları hep “majesteleri”ni hatırlayacağız.

Gazete görselleri milliyet.com.tr’den alınmıştır.

This entry was posted in Gündelik Hayat and tagged , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s