K’Nex

Bildiğiniz gibi 90’lar, oynadığımız oyunların sanal olmadığı, Lego’ların salonun ortasında tümsekler oluşturduğu, Majorette‘lerin halıların etrafındaki çizgilerde tur attığı, Barbie evlerinin bizi kendi evimizden daha çok ilgilendirdiği, dandik oyun hamurlarının elimize yapıştığı, Action Man’lerin düşmanlarının ağzını burnunu kırdığı yıllardı…

Ne güzel şey renkler filan...

Yeni bir soluk, yeni bir heyecan...

Böyle bir ortamda yeniliklerin ardı arkası kesilmiyordu. İşte tıpkı diğerleri gibi bir gün, ‘stratejik oyuncak’ pazarında Lego’nun dominasyonunu kırmaya çalışan K’Nex çıkageldi ve emekleyen Toys’R’Us’ın ve mahallemizin oyuncakçılarının raflarını süslemeye başladı.

Paketine bakmanın anlamlandırmaya yetmediği ve meraklı bakışlarımızı resminin üzerinde gezdirip “Lego gibi bir şey herhalde…” deyip geçtiğimiz K’Nex, Avrupalı Lego’ya Amerikalı rakiplerinden gelen cevaptı gerçekten de. Mantığı Lego ile aynıydı ama o kadar da ayın değildi, bütün K’Nex evreni kabaca iki basit parçadan oluşuyordu, uzunluğu 2cm’den 30cm’e değişen çubuklar ve bu çubukların takıldığı, 60°’den 360°’ye değişen açı (bağlantı) merkezleri. Evet, bu kadar basit bir mantıkla, bu değişik uzunluktaki çubukları birbirine ekleyerek arabadan eve, dönmedolaptan köprüye birçok şey yapmanız mümkündü.

Kurucusu Joel Glickman’ın canının sıkıldığı bir düğünde boş bardaklara bakıp “Ulan şu kamışları birleştirsem amma eğlenirim…” demesiyle doğan fikir, 1993’te ABD’de piyasaya K’Nex adıyla çıktı. Aynı onyılda ülkemize uğramayı da ihmal etmeyen K’Nex basit ve büyüktü. Doğduğu toprakların pratikliğine sahip olan K’Nex, Lego’ya kıyasla daha kısa sürede, daha az parçayla daha büyük eserler ortaya koymaya olanak tanıyordu. Ancak açıkçası pratiklik konusunda K’Nex kantarın topuzunu kaçırmıştı, çabuk olsun ve az parçayla bitsin diye eşyanın neredeyse sadece iskeletini yapıyorduk. Bu yüzden eserlerimiz oldukça hacimsiz ve yer yer bitmemiş görünüyordu, ancak geleceğin gerçek mühendisleri böyle fani estetik kaygılara prim vermezdi…

Bitmiş mi bitmemiş mi?

Gerçekten de K’Nex ile Lego arasındaki en büyük fark işin estetiğiydi sanırım. Evet K’Nex Lego kadar şık değildi belki, ancak tam araya sığabilecek 3 karelik beyaz çubuğu bulabilmek için bütün Lego hazinenizi aramak gibi dertlerden tamamen bağımsızdı K’Nex…

Zaten mühendis kafasına daha yatkın bir şeydi bu “Kineksler”. Açılarıyla, esnemeleriyle, eklemlenmesiyle Lego’nun sahibi değilseniz Lego ile asla yapamayacağınız şeyleri yapmanıza olanak tanırdı. Konuya yatkınsanız köprüler, yüksek konstrüksiyonlar, lunapark modelleri gibi şeyler yapmanız işten bile değildi K’Nex ile, çünkü ihtiyacınız olabilecek ve kullanabileceğiniz parçalar belliydi, ve en iyi yanı bu parçalar sürekli elinizin altındaydı. Lego Technic’te tariflerin dışına çıkmak istediğinizde ihtiyacınız olan ender bir parçanın bitmesi sizi durdurabilirken K’Nex’te böyle bir şey asla olmazdı. Yaratıcılığın ve zekanın önüne hiçbir engel koymayan K’Nex bu açıdan bir hayli başarılıydı, kendisinden profesyonel fotoğraf çekimlerinde kullanmak için ışık odası yapan bile vardı

Yap bakalım bunu Lego'dan yapabiliyor musun?

K’Nex piyasaya çıkışının ertesinde yurdumuzda da büyük popülarite yakaladı, gazetelerin promosyonları ile de birçok haneye girdi. Ancak uzun vadede Lego karşısında tutunamadı. Takdir edersiniz ki çocuktuk, oyuncaklarla eğlenmek için oynuyorduk. Çoğumuz geometrinin kusursuzluğundan büyülenmek, açıların şaşmazlığını hesaplamak için çok gençti belki de. K’Nex oynadıktan sonra ise işten çıkmışçasına yoruluyor, favori çizgi filmimizi izleyip zihnimizi dinlendirmek zorunda kalıyorduk. Bu yüzden de herkese hitap edemedi K’Nex, Lego gibi uzun soluklu olamadı. Sadece yaratmaktan, inşa etmekten bıkmayan, usanmayan, Lego’nun üç kareli köşe parçasını ararken değerli dakikalarını yitirmek istemeyen mühendis ruhlu çocukların gönlünün sultanı oldu.

Lego büyük savaşı kazanmış olabilir, ancak içinde yaşadığınız evinizi, belki de her gün geçtiğiniz Boğaz Köprüsü’nü, bindiğiniz metroyu, uçağı yapan adamı Lego’nun K’Nex’ten daha iyi olduğuna inandıramazsınız sevgili müzeseverler…

This entry was posted in Oyuncaklar and tagged , . Bookmark the permalink.

5 Responses to K’Nex

  1. Hamza says:

    Knex süper bir oyuncaktı. O gazetenin verdikleriyle yıllarca oynadım. Şimdi de yeğenlerime alacağım. Ancak Türkiye’de yok, bakalım Amazon’dan almayı planlıyorum.

  2. ekin says:

    Sırf K’nex, lego, kağıt bebek için iki mahalle ötedeki gazete satan bakkala gidip manşetini bile okumadığım gazetelere tonla para verdim. Ara ki bulasın, gelmezdi o gazete o gün. 2-3 gazete promosyonuyla ancak mini bir helikopter kadar K’nex’im vardı ama ne çok gelirdi o parçalar…

    Annemin eve gelen çocuklara döktüğü poşette buldum 3-5 sene evvel. “Hazine lan bu” dedim kendi kendime bi iki oynadım, kaldırdım güvenli arşivime. Benim gözümde arşivin en kıymetlilerinden.

  3. ifoo says:

    duygulandım yaaa zmanında çok oynadım hep alırdık gazeteyle 🙂
    hey gidi gençliğim heyy

  4. Cem Bartun says:

    Eşek kadar olmama rağmen hala özeniyorum şu k-nexlere. Çocuktuk gazeteler küçücük poşete bi iki k-nex koyar verirlerdi. Tabi o iki parçayla da ne yapacaksın. Ve pahalıydı işte alamadık bunlardan, reklamlarına özenerek baktık, iç geçirdik. Şimdi oyuncakçıda karşıma çıksa en bol parçalısından alıp hafta sonu sabahın köründe uyanıp,binbir model yapacağım.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s