Nazan Öncel

Nazan Öncel bugün Türkiye’nin en önemli üç beş söz yazarından biri. Çoğu yerli sanatçının birlikte çalışmak için can atacağı bir isim. Nazan Öncel, 80’lerin başında çıkardığı ufak bir albümü saymazsak, şöhretle 90’larda tanıştı ve Türkiye’nin en önemli söz yazarları ve bestecileri arasına bu onyılda girdi.

Albüm kapağı formatı Allah'ın emri.

Bir Hadise Var adlı albümü 1991 yılında piyasaya çıkan Nazan Öncel, albüme adını veren bu karanlık ve umutsuz şarkıyla dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştı. Aynı albümdeki Gitme Kal Bu Şehirde de yıllar sonra bir Nazan Öncel klasiği olarak dönemin genç dimağları üzerindeki etkisini korurken, albümdeki Aynı Nakarat ve Aşık Değilim Olabilirim gibi diğer şarkılar da neredeyse bütün Türkiye’nin yeni tanıştığı bu yeni ismin ne kadar dikkate değer olduğunu kanıtlıyordu. Albüm, 1990’ların azizliğine uğrayarak içindeki bütün şarkıların altyapısı Korg marka bir klavyede hazırlanmış gibi dursa da dönemin en dikkat çeken çalışmalarındandı şüphesiz. Nazan Öncel, bu albüm sayesinde bir iki sene sonra patlayıverecek olan “hafif pop” şarkılarıyla bir tutulmayacaktı.

Bir Hadise Var’ı 1994 tarihli Ben Böyle Aşk Görmedim ve 1995 tarihli Göç izledi. Özellikle Göç adlı albümdeki Gidelim Buralardan, dönemin karbon kopya ile çoğaltılmış gibi duran ve artış hızı da gitgide artan pop şarkılarından, gerek sözleri, gerek düzenlemesi, gerekse havası ile hemencecik ayrılıyordu. Üstelik Nazan Öncel dönemin çoğu ünlü isminin aksine “kendim yazar besteler, kendim söylerim, kimseye de minnet etmem” düsturunu terk etmiyordu.

Sokak kızının ne oyuncağı, ne uçurtması vardı.

Perşembenin gelişinin çarşambadan belli olması gibi 1996 yılında 90’ların kült albümlerinden Sokak Kızı geldi ve Nazan Öncel büyük bir patlama yakaladı. Sokak Kızı’nın sözleri ve klibi, bir sene önce Sibel Alaş ile tanıştığımız “entel ve bağımsız kadın” imajını, “serseri ve bağımsız kadın” imajıyla sarsıyordu. Sepya çekilmiş klibinde gördüğümüz Metallica ve kurukafa tişörtlü kızlar veya sokakta gitarını çalarak parasını kazanan ve polis ona bakarak avcunda copunu sektirirken kaçmayan ya da gitarını klozete oturup sırtını küvete vererek çalan bir Nazan Öncel, belki Nazan Öncel’den beklenebilecek ancak o dönemki Türk pop klipçiliği için oldukça sıradışı unsurlardı.

Sokak Kızı’nın başka incileri de vardı elbet. Albüm A Bu Hayat, Erkekler de Yanar ve Geberik gibi başka mükemmel şarkılar da içeriyordu ve Türk pop müziğinin kraliçesi Sezen Aksu, bu albümde Nazan Öncel’e vokal yapıyordu. Özellikle Erkekler de Yanar, zamanının çok ötesinde bir şarkıydı. Klibi çığır açmıyordu kuşkusuz, ana akıma o yıllarda uzak duran, daha sonra da bununla uzlaşacaksa bile bu uzlaşıyı kendi ismiyle yapmayan Nazan Öncel’in klip bütçesi diğerlerine nazaran daha küçük olmalıydı. Ancak klip, Nazan Öncel’in duruşuna uygun bir şekilde mekan olarak sokaklara, kişi olarak da sokak insanlarına yer veriyordu. Nazan Öncel klipte kah marjinal bir kız grubuna liderlik ediyor, kah 10 tane izbandut gibi adamın arasında şarkısını söylerken “Ne güzeller gördüm, akşamdan sabaha” sözleriyle özgürlükçü duruşundan taviz vermiyordu.

Nazan Öncel gerçek bir marjinaldi.

Sokak Kızı çağdaşlarına göre pek fazla satmadı, ancak Sezen Aksu gibi bir ismin albümünde vokal yapması da bir daha kimseye öyle kolay kolay nasip olmadı.

Nazan Öncel’in Türk popunun kısır konularını cesurca genişletmesi sevindirici tek konu değildi. Öncel, piyasada bol miktarda bulunan ve ilk notasından son notasına kadar Batı tesirli hafif pop müziğinin kötü bir kopyası olan veya sırf daha çok Türk dursun diye zorlama bir şekilde Türk öğelerini sokan şarkılara, kendi şarkılarında zurna, bağlama, saz gibi öğelere hiç de eğreti durmayan bir şekilde yer vererek “o öyle değil, böyle olur” diyordu. Bu hususta özellikle A Bu Hayat’ın içine sıkıştırılmış bağlama diğer birçok kişi için ders niteliğindeydi.

Şunu da atlamamak gerekir, hayranlarının Sokak Kızı’nı dinlediği 1996 yılında başka bir Nazan Öncel şarkısı ortalığı kasıp kavuruyordu. Ayşegül Aldinç’in, sadece 90’ların değil, bütün Türk pop tarihinin en güzel şarkılarından biri olan Beni Hatırla yorumu, dönemde pop müzikle uzaktan yakından alakadar olan herkesin zihnine bir daha hiç çıkmamak üzere kazınacaktı.

Nazan Öncel 90’ları Sokak Kızı’nın ardından sönük kalan Demir Leblebi ile kapattı. 2000’lerde ise Yan Yana Fotoğraf Çektirelim ise geri döndü, ayrıca İbrahim Tatlıses’ten Tarkan’a birçok sanatçının en beğenilen işlerinden bazılarına imzasını attı.

Günümüzde söz yazmak geçmişe nazaran daha kolay. Şimdi istediğimiz her şeyi söyleyebiliyoruz, ancak Türk popu emeklerken kalkıp “Zavallı egoistler çekemediler bizi” veya ortalık aşk şarkısından geçilmezken “Tütün buldum yerlerden / Gittim yattım birinlen” gibi sözler yazmak herkesin harcı değildi. 1990’ların Nazan Öncel’i şüphesiz Türk müziğinin gerçek marjinallerindendi. Nazan Öncel’in bu dönemdeki birçok dizesi, bugün bile güncel Türk popuna ilaç olacak kudreti damarlarındaki asil kanda taşıyor sanırım.

This entry was posted in Müzik, Türk Popu and tagged . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s